SURVIVOR KIZLARI
17 Ocak 2009 tarihli “Hem Varım Hem Yokum” başlıklı yazımda Acun Ilıcalı'yı takdir ettiğimi anlatan başlangıç cümlelerimin ardından sözü yarışmacıların bana göre yapmacık davranışlar içinde olduklarına getirmiş ve şöyle yazmıştım.
“Acun'un yarışmacıları da böyle.
O ne rol kesmeler öyle.
Nasıl da üzülüyorlar, nasıl da seviniyorlar, nasıl da hayal kırıklıkları yaşıyorlar.
Tabii işin içinde tek başına yarışmak olunca ve rekabet söz konusu olmayınca bu hisleri saklamak kolay oluyor.
Ben Acun'un yerinde olsam yarışan yarışmacının kaybettiği her kuruşu yarışmayanlara dağıtacağım derim ve görürüm gerçek yüzleri.”
Acun yeni SURVIVOR için VAR MISIN YOK MUSUN yarışmacılarından oluşan bir kadro seçince ve işin içinde sadece bir kişiye verilecek bir ödül olunca içimden “şimdi görürüz herkesin gerçek yüzünü” dedim.
Çok da yanılmadım.
Var Mısın Yok Musun yarışmasında kendileri için bir risk söz konusu olmadığından sevinen ile sevinen , üzülen ile üzülen erkek yarışmacılar bir anda birbirlerinin kuyularını nasıl kazabileceklerinin planlarını yapmaya başladılar.
Çeşitli guruplaşmalar ve bölünmeler ortaya çıktı.
En olgun olması gereken en yaşlı erkek yarışmacı kızlar için büyük dezavantajların söz konusu olduğu bir ödül yarışmasında kızlara demediğini bırakmayarak Acun Ilıcalı'yı bile çileden çıkarttı.
AMA Survivor kızları beni mahcup ettiler. (Sakın buna üzüldüğümü sanmayım.
Tam aksine çok memnun oldum bu kadar kaliteli ve seviyeli kızların ülkemizde yaşıyor olmalarından dolayı.)
İşin sonunda 500.000.- TL gibi astronomik bir ödül olmasına rağmen kızlar seviyelerinden ve kalitelerinden hiç ödün vermeden aslan gibi yarıştılar ve geride kalanlar da hala aynı çizgide yarışıyorlar.
Dostluklarını para için satmadılar.
Tüm davranışlarına ve ağızlarından çıkan kelimelere azami dikkat ettiler ve ülkemizin dört bir yanındaki hem cinslerine çok iyi birer örnek oldular.
Tabi burada yine Acun Ilıcalı'yı tebrik etmek gerekiyor.
Yaptığı tüm yarışmalarda ve programlarda seviyeyi yüksek tutmaya çalışan Acun, yarışmacı seçimlerini de bu kıstaslar ile yapıyor ve sonuç da daima başarılı oluyor.
Yıllardır söylediğim ve yazdığım bir şeyin gerçek olduğu da böylece ortaya çıkıyor.
Televizyon başındaki insanlar sanılanın tam aksine ekranlarında düzgün görüntüler görmek istiyorlar.
Bu yıl diziler içinde büyük başarı gösteren Ezel, Aşk ı Memnu ve Hanımın Çiftliği gibi dizilerde her ne kadar ilişkiler pek düzeyli olmasa da olayın içinde geçtiği mekanların, kullanılan araçların, son derece şık giysilerin bu dizilerin başarısında çok büyük önemi olduğu kesin.
Umarım diğer yapımcılar bundan ders alırlar da bizler televizyonlarda göz ve ruh zevkimizi bozan çirkin görüntüler ve ilişkilerden kurtuluruz.